25/12/2006 ·
nilüfer perisi
Sabahın erken saatlerinde, henüz daha güneş bile doğmadan önce, çiğ damlaları nilüfer çiçeklerinin üzerinde nazlı nazlı salınmaya başlamışlardı. Çiğ damlaları oluştukça, nilüferler daha da parlaklaşıyorlardı. Nilüfer tomurcukları yavaş yavaş açılıp doğan günü karşılamaya hazırlanıyorlardı. Tomurcuklardan biri daha yavaş açılıyordu. Bir bebeğin uykusunu, güzel rüyasını bırakmak istememesi gibi nazlanıyordu. Tomurcuğun her yaprağı açıldıkça, etrafa ışıklar saçılıyordu. Rengarenk ışıklar, sanki bir bebeğin gülüşüyle geliyordu. Güneş doğarken, parlak gri olan gölün suları, beyaz, pembe nilüfer çiçekleri onların yemyeşil yaprakları ile bir mucizeyi kucaklamaya hazırlanıyordu. Güneş yavaşçacık, mutluluk dağıtarak, nilüfer perisi ile birlikte doğdu.
Nilüfer perisi, minicik , güneşin ilk ışıltıları kadar mutlu, bir bebek kadar masum, kar tanesi kadar kırılgan, bir periydi. Nilüfer perisi çok şanslıydı çünkü o pırıl pırıl bir gölde dünyaya gelmişti.
Nilüfer perisi çok mutluydu. Onun için yepyeni bir serüven başlamıştı. Daha gözlerini açıp etrafı seyrederken, bu seferki hayatında çok şanslı olduğunu düşündü. Burası etrafı çam ormanlarıyla kaplı bir göldü.
Ormanı seyre dalmışken, güzel bir müzik dikkatini çekti. Sanki ormanın oluşumuyla beraber doğmuştu bu müzik. Etrafına baktı. Önce kurbağalar çıktı müzisyenlerden; sonra zilleriyle çekirgeler, kemanlarıyla ağustos böcekleri… balıklar dans ederek müziğe eşlik ediyorlardı. Orkestra çok genişti.Tüm göl bu müziğe eşlik ediyordu. Nilüfer perisi buna inanamadı. Daha önceki hayatlarında nice mutlu göller, mutsuz göller, ışıltılı, bol balıklı, özel kokulu göller gördüyse de bu göl diğerlerinden çok farklıydı.
Sepet
Bir vakitler niçin
Böyle büyük tutulmuş ölçüleri
Çocuklar bile biliyor
Filistinin ekmek sepetleri
Anne ne koysun içine
Ekmek mi çocuk mu
Düşmanın ilk baktığı
Ekmek sepetleri
Dolmayı bekleyen
Ekmek sepetleri
Ve boşalmayı
Ekmek sepetleri
Her eşya gitse
Kalacak tek eşya
İnsana en aykırı
Filistinde ekmek sepetleri
51 yaşındaki Nuno Russo "değnek dövüşü" olarak da adlandırılan geleneksel Jogo do Pau ustası. Usta, kökleri Ortaçağ'a dayanan bu spora gençlerin ilgi göstermemesinden şikâyetçi.
Bay Russo, müsabakalar bazen çok sert geçiyor. Başınıza bir kaza gelmesinden korkmuyor musunuz?
Bugün Jogo do Pau'da işler sanıldığı kadar vahim değil. Önceden gerçekten de kafama odunu yediğim çok oldu. Hatta bir keresinde kırık bir çeneyle hastaneye gitmek zorunda kalmıştım. Televizyon için yaptığımız bir gösteri sırasında da spotların keskin ışığı gözlerimi öylesine aldı ki, hiçbir şey göremez oldum. Rakibimse vurmaya devam ediyordu... Öte yandan, turnuvalar sırasında kazaların önüne geçmek için genellikle koruyucu elbise giyiyoruz.
Bu spor Japonların kılıç dövüş sanatı Kendo'yu anımsatıyor. Jogo do Pau'nun kökeni Kendo'ya mı dayanıyor?
Benzer gözükse de, bu sporun Kendo ile hiçbir bağlantısı yok. Değnek dövüşünün kökleri Ortaçağ'a uzanıyor. O dönemde sokaklarda tam bir kargaşa hüküm sürüyordu. Sadece soylular korunmak için demirden kılıçlara sahipti. Çobanlar, sürü hırsızlarını savuşturmak için hayvanları güttükleri değneklerden yararlandı ve Jogo do Pau yayıldı.
Tüm yoksullar bu yöntemi mi kullanıyordu?
Bugünkü anlamda Jogo do Pau sporu 19. yüzyılda gelişti. Bu dönemde Portekiz'in kuzeyindeki komşu köyler arasında sıklıkla husumetler yaşanıyordu. Bir delikanlı başka bir köydeki kıza kur yapmak istediğinde örneğin, kızın babası ve erkek kardeşleri onu sınırda bekler, sonra da değnekleriyle eşek sudan gelinceye kadar döverdi. Ancak Jogo do Pau sadece kırsal kesime özgü değildi. Bir dönem Portekiz askerleri de hücum ederken değnek kullanıyordu. Fransız Devrimi sırasında Portekizli askerlerin Fransızların ateş etmesini beklediği, düşman silahlarını doldurmaya çalıştığı sırada ise değneklerle onları gafil avladığı anlatılır.
Değnek dövüşü bugün ne durumda?
Ne yazık ki unutulmaya yüz tuttu. Bir gelenek tarihe karışıyor. Portekiz'de iyimser bir tahminle bu sporla ilgilenen 300 kişi kaldı diyebilirim. Jogo do Pau diğer spor dallarındaki gibi, maddi olarak desteklenmiyor. Yeni usta da yetişmiyor artık.
Muhtemelen bu durum, Jogo do Pau'nun işlevselliğini yitirmesiyle ilintili...
Evet, bugün artık neredeyse hiç kimse değnekle korunmuyor. Ama buna rağmen geçtiğimiz ocakta çarpıcı bir gelişme yaşandı. Halk, ülkenin kuzeyinde yapılması planlanan yerel seçimleri boykot etti. Olayları bastırmaya gelen polise karşı direnenlerin elinde değnekler vardı. Seçimleri ertelemek zorunda kaldılar.
stone_age; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl: İstanbul
Hep evleneceğim insanın dürüst olmasını diledim. Diğer iyi özellikler peşi sıra sıralanıyordu dileklerim arasında. Şimdi evleneceğim insanla 3 seneyi aşkın süredir birlikteyim ve gerçekten dileklerimin kabul olduğunu düşünüyorum. Fakat aşkıma benden önceki kızları sorduğumda verdiği detaylı cevaplardan sonra dileklerimi daha dikkatli seçmeye karar verdim. Bu kadar dürüstlüğü bazen bünye kaldıramayabiliyor...
spergz; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 22; İl: İzmir
İtiraf ediyorum. Oyun sitelerinde yarattığı erkek profiliyle oyun oynayan, kız arkadaşlarına da erkek profilleriyle üyelik alan, oyun esnasında kızlara askıntı olanlara kabadayılık yapan, bunu yaparken de kimi zaman başedemeyeceğimbiri olduğunda devreye eşini sokan thedarkmaster benim. Beni bu duruma sokan erkek kullanıcılar utansın, ne diyeyim.
bildiğinhıyar; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl: İstanbul
Anneannem artık duymadığı için annemle beraber hastaneye kontrole gitti. Hastaneden döndüğünde annemin "Sana kız buldum" cümlesiyle ilk şoku yaşadım. Ama sadece 'yuhh artık' tarzında birkaç mimik yaptım.(Zira anneye yuh denmez Allah çarpar adamı) annemin, "Bak işte bu da fotoğrafı, cep telefonundan resmini çektim" demesiyle işe jestlerimi de dahil ettim. En son "Bak bu da telefon numarası, hadi ara da buluşun" demesiyle, ağzımdan şaşırdığımın ispatı nitelikte kelimeler çıktı. Bin ton laf söledim, söylendim. Gelelim bu deneyimden çıkardığım sonuçlara: 1) Annem artık evlenmem gerektiğini düşünüyor olacak ki bu gerçekten çok tehlikeli. 2) Annem artık benim kendime bir kız bulmama ihtimal vermiyor olacak ki bu daha da çok tehlikeli. 3) Annemin bulduğu kızla buluştuğuma göre ben de umutsuzluğa kapılmışım demektir ki bu en tehlikelisiii.
ecisbücüs; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 43; İl: İstanbul
Gittiğim bir iş görüşmesinde şirket sahibi yanındaki kişiyi ´Ortağım´ diye tanıştırdığında boş bulunup "Aaa.. hiç benzemiyorsunuz´ dedim. Sonrasında da espri yapmışım gibi ilk ben güldüm ama sanırım yemediler.
Chat'te tanıştığı 3 çocuk annesi kadını Almanya'dan İzmir'e çağırıp tecavüz eden evli ve bir çocuk babası Ömer Başar 19 yıl yedi.
Evli ve bir çocuk babası Ömer Başar, Almanya'da yaşayan evli ve üç çocuk annesi 40 yaşındaki gurbetçi Z.K. ile chat'le tanıştı. Kendini başka isimle tanıtan Başar, Z.K.'yi İzmir'e davet etti. Z.K. gece kendinden geçti ve sonra sabah bir parkta uyandı.
ÇIPLAK FOTOĞRAFINI ÇEKTİ
Cep telefonu, kredi kartları ve parasının çalındığını gören Z.K. bir arkadaşının yardımıyla Almanya'ya döndü. Bir süre sonra telefon eden Başar çektiği çıplak fotoğrafları gönderip, para isteyerek şantaj yaptı. Şantaj üzerine Z.K. yargıya başvurdu.
TECAVÜZ, GASP, ŞANTAJ
Gayrimenkul almaya geldiği İzmir'de içkisine ilaç konulduğunu, tecavüze uğradığını gasp ve şantaja maruz kaldığını anlatan kadının şikâyeti üzerine mahkeme Ömer Başar'ı 19 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay da cezayı onayladı.
Chat'te farklı isim kullandı
İzmir'de dekorasyon işiyle uğraşan Ömer Başar, internette kendini Ömer Turan Güler olarak tanıttı. Z.K.'den Alman eşi ve özel hayatıyla ilgili bilgileri aldı. Kendi fotoğrafını göndermedi.
Chat tecavüzünden 19 yıl hapis yatacak
İnternette tanıştığı kadına tecavüz edip, fotoğraflarını çektikten sonra cep telefonu ve parasını çalmakla suçlanan Ömer Başar, 19 yıl hapse mahkûm edildi.
İnternette chat yaparken tanıştığı Almanya'da yaşayan Z.K. adlı kadını İzmir'e davet ettiği ve içkisine uyku ilacı katarak ırzına geçip, çıplak fotoğraflarını çektikten sonra, cep telefonu ve parasını almakla suçlanan Ömer Başar, 19 yıl 2 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. İddiaya göre olay şöyle gelişti: Almanya'da ünlü bir avukat olan A.K. ile evlenip Alman vatandaşı olan 40 yaşındaki üç çocuk annesi Z.K., İzmir'de yaşayan ve adını Ömer Turan Güler olduğunu söyleyen Ömer Başar ile internet ortamında tanıştı. Bir süre sonra ailesine gayrimenkul almak üzere ağustos ayında İzmir'e giden Z.K., internet arkadaşıyla buluşmayı da ihmal etmedi. İzmir'de buluştuğu Ömer Başar'la gece eğlenirken kendinden geçen Z.K., çok sonra kendini Bornova'da bir parkta bank üzerinde buldu. Çantasına bakan talihsiz kadın, cep telefonu, bir miktar para ve kredi kartlarının çalınmış olduğunu ve kredi kartından bankadan para çekildiğini fark etti. Bitkin bir halde ortada kalan kadın, arkadaşından yardım isteyerek Almanya'ya döndü.
FOTOĞRAFLA
ŞANTAJ
Aradan bir süre geçtikten sonra 33 yaşındaki Ömer Başar, telefonla genç kadını arayıp para istedi ve o uyurken çektiği çıplak fotoğraflarını internette yaymakla tehdit etti. Bunun üzerine Z.K., İzmir'deki avukatını arayıp, dava açması için vekalet gönderdi. Avukatın yaptığı araştırma sonunda müvekkilinin chat'leştiği kişinin evli ve bir çocuk babası Ömer Başar olduğunu belirledi ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyet dilekçesi verdi. Mahkeme heyeti, Başar'ı toplam 19 yıl iki ay hapis cezasına çarptırdı. Sanığın cezaya itirazını değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi, itirazı kabul etmeyip, yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı.
sonsuz bir dünya
|
| ||
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır




