19/2/2007 · Kategori: siir

 

 

 

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez.
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar
Adına düğümlendi.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç,
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez.

Özdemir Asaf

 

(print image)

 

gizli besiler avını
dalgaların gri yüzünden okuduk
çarpa çarpa büyüdük teknelere
dalgaların en gri yanı
insanlarda
denizin ötesinde okunur
bir an geçmez biz de içinden geçmeyiz
hafız bir aynanın ardında durur
önüne ben sığmam ne söylese
ezel üstadını çağırır
bak o zaman aydınlık yüzlerine
bir kurban gibi boynunu uzatmış
dervişlere bak o zaman
dalgalar bir ayna gibi
bir parıltı bir sırlı bir gri

bu nedir ki

insan dalgaları önünde susan derviş
el sürer en parlak yerlerine
haffızın sır olduğu aynaya bakar
bedeni hala dayanır her nasılsa
arkama dokunur titrer bir anın besileri
işte o an geçmez ben de içinden geçmem
hayat çözülür eriyen bir güç olur
bir derviş kayalara oturan bir derviş
saydam bir anda durup konuşur

bu nedir ki

bir derviş böyle bakar dünyaya
zenginlikk bir çizgi ve oyuncak bütün dekorlar
ayağı yerde bakışı yakınında
içindeki kuyunun dibini görür
kılıçsız adımsız dayanır uzaklara
avucuna sığan dünyaysa
bu nedir ki

Ebubekir Eroğlu

 

 

(print image)

 

 

Gözlerim uykuyla barıştı sanma!
Sen gittin gideli dargın sayılır.
Ben de bir zamanlar sevildim amma,
Seninki düpedüz vurgun sayılır!..

Yalan mı söyledin göz göre göre?
Ne zaman dolacak verdiğin süre?
Gönülden gördüğüm takvime göre,
Aldığım her nefes bir gün sayılır...

Armağan ettiğin kutsal mendile
Akarken içimi dağlayan çile,
Manavgat denilen çağlayan bile,
Benim gözyaşımdan durgun sayılır!..

Ne kadar zulmetsen ah etmem sana,
Her iki cihanda gül kana kana...
Seninle cehennem ödüldür bana,
Sensiz cennet bile sürgün sayılır!..

Cemal Safi

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

« Önceki ::